Çevreleme hesabına Libya darbesi
Türkiye ile deniz yetki alanları anlaşmasını daha önce reddeden Libya Temsilciler Meclisi, bu kez oybirliğiyle onay verdi. Ankara ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören karar da kaldırıldı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de savunduğu hukuki ve diplomatik zemin güç kazandı.

Türkiye ile deniz yetki alanları anlaşmasını daha önce reddeden Libya Temsilciler Meclisi, bu kez oybirliğiyle onay verdi. Ankara ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören karar da kaldırıldı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de savunduğu hukuki ve diplomatik zemin güç kazandı.
Libya’dan gelen karar, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışarıda bırakan hesaplara karşı Ankara’nın elini güçlendirdi. Libya Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’de Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı oybirliğiyle kabul ederek önceki tutumunu değiştirdi.
Meclis, iki ülke arasındaki mutabakatların onaylanmasını reddeden 2020 tarihli kararını yürürlükten kaldırdı. Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören karar da yine oybirliğiyle geri çekildi. Böylece Ankara ile iş birliğine karşı çıkan Meclis, anlaşmayı destekleyen bir konuma geçti.
İTİRAZ EDEN MECLİS ARTIK DESTEKLİYOR
Kararın en dikkat çekici yönü, anlaşmaya Libya içinden yöneltilen kurumsal itirazlardan birinin, bizzat o itirazın sahibi tarafından kaldırılmasıdır. Bu değişim, Türkiye’nin Libya ile kurduğu deniz yetki alanları ortaklığının siyasi dayanağını genişletmektedir.
Ankara, Doğu Akdeniz’deki sınırlandırmanın hakkaniyete dayanması, ana kara kıyılarının dikkate alınması ve adalara tanınacak etkinin Türkiye’nin denize açılımını kesmemesi gerektiğini savunuyor. Türkiye’ye göre Libya mutabakatı, bu yaklaşımın uluslararası hukuka dayanan somut karşılığıdır.
ANKARA’NIN POZİSYONUNA SİYASİ TEYİT
Libya Meclisi’nin kararı, Türkiye’nin kendisine yönelik çevreleme çabaları olarak değerlendirdiği girişimlere karşı geliştirdiği diplomasinin önemli bir kazanımı olarak okunmalıdır. Ankara’nın 2019’da anlaşmaya dönüştürdüğü hukuki tezler, bugün Libya’da daha geniş bir kurumsal destek bulmuştur.
Bu onay, uluslararası bir yargı kararı niteliği taşımıyor ve diğer ülkelerle yaşanan deniz sınırlandırma uyuşmazlıklarını kendiliğinden çözmüyor. Yunanistan’ın anlaşmaya itirazı da sürüyor. Ancak bu durum, Libya’daki tutum değişikliğinin Türkiye açısından taşıdığı siyasi ağırlığı ortadan kaldırmıyor.
KUZEY KIBRIS İÇİN DE ÖNEMLİ MESAJ
Kuzey Kıbrıs açısından gelişmenin önemi, Doğu Akdeniz’de hak ve çıkarları koruma mücadelesinde diplomasinin etkisini göstermesidir. Kıbrıs Türk halkının geleceğini de ilgilendiren bölgesel düzenlemelerde, dışlama üzerine kurulan politikaların kalıcı uzlaşma üretmesi güçtür.
Libya’daki kararın ortaya koyduğu siyasi gerçek şudur: Türkiye, Doğu Akdeniz’de savunduğu pozisyonu korumakla kalmamış, bu pozisyonun anlaşmaya dayanan zeminini de güçlendirmiştir. Ankara’yı dar bir deniz alanına sıkıştırma hesabı, Libya’dan gelen bu destekle yeni bir engelle karşılaşmıştır.









































