
“Kızımın hayatına sebep olan yargılanmadı, tutuklanmadı bile. Mahkemelerde bunun için çok koştum ama kimse çığlığımı duymadı. Azap içindeyim çünkü 19 yaşındaki evladım 19 yıldır toprak altında. Lütfen yollarda dikkatli olun hem kendiniz için hem başkaları için.”

DEVRİM DEMİR
Bin bir zorluk içinde iki kız evladını büyütürken, 19 yıl önce birini trafiğe kurban veren İnci Ergüler Cabacaba’nın gözündeki yaş hiç durmuyor. Kızının odasında teselli bulan, mezar taşına sarılarak avunan bir anne İnci Ergüler Cabacaba.
19 yıl önce bugün kızını toprağa veren acılı anne acısının hala aynı olduğunu söyledi. Yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışırken bir kamyonun çarpması sonucu hayatının baharında yaşama veda etmişti Ebru Kısacık.
Annesi Ebru uyanacak umuduyla, 1 hafta yoğun bakım kapısı önünde kızının uyanmasını bekledi.
10 Nisan 2005 tarihinde kızını kaybeden gözü yaşlı annenin 19 yıldır gözündeki yaş durmadı. “İyiyim” dedi, üzüntüden hastalıklarla tanıştı. Kızı için “ayaktayım” dese de arafta yaşadığını söyledi.
Evladını kazada yitiren anne İnci Ergüler Cabacaba geçirdiği acı dolu seneleri GIYNIK Gazetesine anlattı.
Kızını 19 yıl önce toprağa verdiğini acısının her gün gelen trafik kazaları ile katlanarak arttığını kaydeden Cabacaba, “Kimse ders almadı Ebrum’dan sonra yüzlerce masum insan yollarda can vermeye devam ediyor” dedi.
EBRU’YU YAŞATIYOR…
Bir anne düşünün 19 yıldır kızının yatak odasına hiç dokunmadı. Yediği bisküvi paketlerinden tutun, cep telefonlarına kadar. Evinin önüne park ettiği araba, hiç yerinden oynamadı. Çürümeye yüz tutan arabaya bakarken, kızının odasında temizlik yaparken “Ebru” gelecek diye kendini teselli eden gözü yaşlı bir kadın. Balıkesir köyünde yaşamını sürdüren İnci Ergüler Cabacaba, “Bir annenin en büyük acısı evladını toprağa vermek” dedi.
2005 yılında kaybettiği kızının anılarını anlattı, hem ağladı hem de isyan etti.
Kızına çarpan sürücünün tutuklanmadığını ifade eden Cabacaba, senelerce mahkemelerde savaş verdi ancak bir sonuç alamadı.
Kızı Ebru’nun 24 Ağustos 1985 yılında dünyaya geldiğini anlatan Cabacaba, kızının çok büyük bir yüreği olduğunu köyünü mahallesini yaşlıları çok seven asla asık yüzlü insan görmeye tahammülü olmayan genç bir kız olduğunu anlattı.
Kızının sürekli gülen bir kız çocuğu olduğunu, çevresini de güldürdüğünü anlatan İnci Ergüler Cabacaba, “Canlı kanlı bir kızdı. İçinde hiçbir zaman ne fırtınalar koptu bilmiyorum ama hep mutlu olarak tanıdım kızımı 19 senelik hayatında. Üniversite öğrencisiydi, DAÜ’de Uluslar arası İlişkiler okuyordu. İnsanları çok seviyordu, özellikle yaşlıları. Arabasını aldıktan sonra köyde topladığı herkesle gezmeye bayılırdı” dedi.
“BENİ YOLCU EDERKEN DAKİKALARCA YÜZÜME BAKTI”
Kazadan bir gün önce 1 Nisan 2005 yılında kızı Ebru’yu gördüğünü anlatan Cabacaba, aile nişanı için yurt dışına gitmek zorunda olduğunu ve havaalanına kızının kendisini götürdüğünü anlattı.
Havaalanında kızıyla sarılıp öpüştükten sonra, kızı Ebru’nun kendisine uzun uzun baktığını bunu asla unutmayacağını ifade eden anne o günü şöyle anlattı:
“ Birlikte gidelim demiştim sınavları olduğunu ve bir gün bile kaybetmek istemediğini söyledi. Beni yolcu ederken, dönüp dönüp yüzüme baktı. Annem neden bakan dedim, hiç dedi gitmemi istemiyorsan gitmeyim dedim hayır anne dedi arkasını dönüp gitti.”
CABACABA: “HASTANE YOLU İNSANI TESELLİ EDER Mİ?”
Yol boyunca içindeki umudun yükseldiğini söyleyen Cabacaba, “Hastane yolu teselli veriyordu bana. Kızım iyi diye seviniyordum, koridorları nasıl koşturduğumu hatırlamıyorum. Kapıda bir doktor vardı, bizi içeri almadı Ebru’nun yoğun bakımda olduğunu ve bitkisel hayata girdiğini söyledi. Sadece bakıyordum hala durmadan içeriye girmeye çabalıyordum. Biraz sonra izin verdiler girdim, koştum yanına uyuyordu melek gibi, yüzü tertemizdi. Eğildim kulağına annem aç gözünü ben geldim dedim, ellerimle gözlerini açtım ama bana tepki bile vermiyordu. 1 hafta kapının önünde bekledik, 24 saat gözümü kırpmadan kapının her açılışında beni mutlu edecek bir cümle ama gelmedi.”
“TESELLİYMİŞ O 7 GÜN EBRU ÖLMÜŞTÜ”
Günlerce yoğun bakım kapısında biricik kızının uyanmasını bekleyen İnci Ergüler Cabacaba, Ebru’nun kötüleştiğini kendisine kimsenin söylemediğini kaydetti.
Kızının uyanmasını beklerken, gelen acı telefonla 19 yıldır yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti Cabacaba:
“Üstümü değiştirmek için eve yollamışlardı beni 10 Nisan sabahı. Ebru kötüleşmiş ve artık bitirmişti, odadan çıkaracaklardı, görmeyim diye kaçırdılar beni oradan. Eve girdim telefon çaldı yeğenimdi telefonun ucundaki. ‘İnci Ebrumuz gitti, yapamadık hiçbir şey’ 19 yıldır bu söz kulağımın içinde. Teselliymiş benim 7 gün boyunca yaşadıklarım, kızım kamyonun çarptığı gün zaten beyin ölümü gerçekleşmiş, bir mucizeydi yaşamasını beklemek” dedi.
“KAZAYI YAPAN YARGILANMADI NE BÜYÜK BİR AZAP”
Kızının hayatını kaybetmesiyle, üzüntülerden birçok hastalıkla tanışan İnci Ergüler Cabacaba, başka annelerin ağlamaması için ‘Trafikte Kazasız Yaşam Derneği” kurdu. Hala aktif olan derneğin adı değişerek, ‘Trafikte Güvenli Yaşam Derneği’ oldu.
Eskisi gibi dernekte sağlık sorunlarından ötürü aktif olamayan Cabacaba’nın en büyük isyanı ise kızına çarpan kamyon şoförünün yargılanmaması. Kazadan sonra şoförün tutuklanmadığını, kızının suçlandığını gözyaşları içinde anlatan Cabacaba,” Kızımın hayatına sebep olan yargılanmadı, tutuklanmadı bile. Mahkemelerde bunun için çok koştum ama kimse çığlığımı duymadı. Azap içindeyim çünkü 19 yaşındaki evladım 19 yıldır toprak altında.” Bir yanı ölen kızıyla kayıp, diğer yanı ile hayattaki kızına sarılıyor






































