Akpınar: Batı Nil virüsüne karşı ada çapında mücadele edilmeli
DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kıbrıs’ta görülen Batı Nil virüsü vakalarına ilişkin açıklama yaparak, geçici ilaçlama faaliyetleriyle sınırlı kalınmaması ve bilimsel, ada çapında bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirtti.

DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kıbrıs’ta görülen Batı Nil virüsü vakalarına ilişkin açıklama yaparak, geçici ilaçlama faaliyetleriyle sınırlı kalınmaması ve bilimsel, ada çapında bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Akpınar, adanın kuzeyinde artan sivrisinek yoğunluğu ve farklı türlere ilişkin gözlemlerin ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade ederek, hangi türlerin bulunduğunun ve virüs taşıyıp taşımadıklarının bilimsel saha çalışmalarıyla belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
“KAMUOYUNA KORKU YERİNE DOĞRU BİLGİ VERİLMELİ”
Batı Nil virüsünün sivrisineğin taşıdığı bir “zehir” nedeniyle bulaşmadığını belirten Akpınar, virüsle enfekte olmuş sivrisineğin ısırmasıyla bulaştığını ifade etti.
Her sivrisineğin virüs taşımadığını ve yalnızca görünüşüne bakılarak taşıyıcı olduğunun anlaşılamayacağını belirten Akpınar, kamuoyuna korku yerine doğru bilgi verilmesi gerektiğini söyledi.
Akpınar, enfekte kişilerin büyük bölümünde belirti görülmediğini, bazı kişilerde ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, bulantı veya döküntü gelişebildiğini belirtti. Nadir durumlarda virüsün beyin ve sinir sistemini etkileyerek ağır hastalığa yol açabileceğini kaydeden Akpınar, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, kas güçsüzlüğü, titreme veya nöbet görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.
“MÜCADELE TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ KAPSAMALI”
Çocukların, özellikle bebeklerin korunmasının öncelikli olması gerektiğini belirten Akpınar, ağır hastalık riskinin ileri yaştakilerde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve bazı kronik hastalığı bulunanlarda daha yüksek olduğunu söyledi.
Akpınar, mücadelenin toplumun tüm kesimlerini kapsaması gerektiğini belirterek yetkili kurumları düzenli sivrisinek türü haritalaması ve laboratuvar taraması yapmaya çağırdı.
Akpınar ayrıca sivrisinek, kuş ve insan vakalarını birlikte izleyen erken uyarı sistemi kurulmasını, belediyelerle koordineli olarak yıl boyunca sürdürülen larva mücadelesi yürütülmesini istedi.
Durgun su kaynakları, kanalizasyon, mazgal ve sulak alanlarda düzenli denetim gerçekleştirilmesini isteyen Akpınar, vaka ve risk verilerinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Akpınar, adanın iki tarafındaki sağlık otoriteleri arasında teknik veri paylaşımının da geliştirilmesi çağrısında bulundu.
VATANDAŞLARA SİVRİSİNEK ÖNLEMLERİ ÇAĞRISI
Vatandaşların da ev ve iş yerlerinin çevresindeki kova, saksı altlığı, açık depo ve benzeri alanlarda biriken suları haftada en az bir kez boşaltması gerektiğini belirten Akpınar, kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması çağrısında bulundu.
Akpınar, çocuklara yaşlarına uygun ve sağlık otoritelerince onaylı sivrisinek kovucuların ürün talimatına göre uygulanması gerektiğini ifade etti.
Açık alanlarda mümkün olduğunca uzun ve açık renkli giysilerin tercih edilmesini isteyen Akpınar, bebek arabaları ve yataklarının cibinlikle korunması gerektiğini, ancak cibinliğin çocuğun yüzüne temas etmemesi gerektiğini kaydetti.
“BİRKAÇ GÜNLÜK İLAÇLAMAYLA GEÇİŞTİRİLEMEZ”
Batı Nil virüsüyle mücadelenin birkaç günlük ilaçlama ile geçiştirilemeyeceğini belirten Akpınar, ihtiyaç duyulanın bilimsel veriye dayanan, merkezi olarak koordine edilen, yerel yönetimlerle birlikte yürütülen ve yıl boyunca devam eden kapsamlı bir halk sağlığı programı olduğunu ifade etti.
Akpınar, önlem almak için ağır vakaların ortaya çıkmasının beklenmemesi gerektiğini belirterek, çocukların ve toplumun korunmasının bugünden harekete geçmekle mümkün olduğunu söyledi.
İKİ TOPLUMLU SAĞLIK TEKNİK KOMİTESİ ÇAĞRISI
Hükümetin ilgili bütün birimleri ile yerel yönetimleri, bilimsel veriye dayalı ve kesintisiz bir mücadele programını ortak bir koordinasyon içerisinde derhal başlatmaya çağıran Akpınar, insan sağlığını ve sınır tanımayan bu tehdidi siyasal ayrılıkların ötesinde ele almak gerektiğini belirtti.
Akpınar, iki toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’nin acilen toplanmasını ve ada genelinde ortak izleme, veri paylaşımı, erken uyarı ve mücadele planı oluşturulmasını talep etti.
Her iki tarafın da bu hayati iş birliğine güçlü ve açık destek vermesinin, gerekli kurumları harekete geçirmesinin ve sürecin sonuç alıcı biçimde yürütülmesine öncülük etmesinin büyük önem taşıdığını belirten Akpınar, “Çünkü sivrisinekler sınır tanımıyorsa, halk sağlığını koruma mücadelemiz de ortak olmak zorundadır” dedi.





































