GenelKıbrısManşet

KTEB Genel Sekreteri Tekiner, ilaç krizi ve hastaların tedaviye erişimdeki sorunlarına dikkat çekti

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği (KTEB) Genel Sekreteri Dicle Tekiner, katıldığı televizyon programında gazeteci Nupelda Karabuğday’ın konuğu oldu. Programda ülkede yaşanan ilaç krizi, kamu ilaç alımları, eczacıların yaşadığı sorunlar ve hastaların tedaviye erişimde karşılaştığı sıkıntılar ele alındı.

“İLAÇ VAR DEMEK, TEDAVİYE ERİŞİM VAR DEMEK DEĞİLDİR”

Tekiner, raflarda bazı ilaçların bulunmasının halkın etkin tedaviye ulaşabildiği anlamına gelmediğini söyledi. Hastaların reçetelerindeki ilaçları tek seferde ve tek eczaneden temin edemediğini belirten Tekiner, bunun artık “ilaç sıkıntısı” değil “ilaç krizi” olduğunu ifade etti.
Antibiyotikler, göz merhemleri, tansiyon ilaçları, KOAH ve astım hastalarının kullandığı ilaçlar ile çocukluk dönemi aşılarında ciddi eksiklikler yaşandığını kaydeden Tekiner, doktorların bazı hastaları tedavi edecek ilaç bulmakta zorlandığını söyledi. Tekiner, “İlaç sorunu artık her eve dokunuyor” dedi.

“UYARILARIMIZ YILLAR ÖNCE BAŞLADI”
İlaç krizinin bir anda ortaya çıkmadığını belirten Tekiner, ekonomik sorunların ilerleyen yıllarda ilaç tedarikini etkileyeceğini önceden öngördüklerini söyledi.
Önceki Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra döneminde sağlık paydaşlarıyla birlikte bir “ilaç kriz masası” oluşturulması kararı alındığını anlatan Tekiner, alternatif ilaç ithal kaynakları ve öncelikli ilaç listeleri üzerinde çalışma yapıldığını ancak 6 Şubat depremi sonrası sürecin yarım kaldığını ifade etti.

“DEVLET ECZACILIK YAPMAMALI”
Devletin ihale yoluyla yoğun ilaç alımı yapmasını eleştiren Tekiner, piyasada yüzlerce eczacı, ecza deposu ve eczane bulunduğunu vurguladı.
Ülkede 386 eczane ve 508 kayıtlı eczacı olduğunu belirten Tekiner, “Bu kadar kalifiye eczacı varken devletin her gün torbalarla ilaç dağıtan bir yapıya dönüşmesini sorguluyoruz” dedi.
Devletin görevinin sistemi düzenlemek ve hayati ilaçlara erişimi sağlamak olduğunu ifade eden Tekiner, mevcut eczacılık sisteminin yerine geçmeye çalışmanın sektörü zayıflattığını söyledi.

“YANLIŞ DOZ VE UYGUN OLMAYAN İLAÇLARLA KARŞILAŞIYORUZ”
İlaç dağıtımının uzmanlık gerektiren bir sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Tekiner, ilaç verilen her noktada eczacı bulunmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Sahada ciddi uygulama sorunlarıyla karşılaştıklarını söyleyen Tekiner, uygun olmayan dozların verildiğini, bölünmemesi gereken ilaçların hastalara böldürülerek kullandırıldığını ve yanlış miligramlarda ilaç teslim edildiğini belirtti. Bazı hastalara “muadil” denilerek verilen ilaçların gerçekte eşdeğer olmadığını savunan Tekiner, bunun tedavilerde aksamalara ve hastaların sağlık durumlarında gerilemelere yol açtığını ifade etti.

“BİZ DEVLETİN KAYITLI ECZACILARIYIZ”
Tekiner, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in “kayıt altına alınmaktan kaçıyorlar” eleştirilerine de yanıt verdi. Eczacıların mesleği icra edebilmek için devlet tarafından yapılan eczacılık sınavını geçmek zorunda olduğunu belirten Tekiner, bu sınavı başarıyla tamamlamayan kişilerin Eczacılar Birliği’ne kayıt yaptıramadığını söyledi.
Tüm eczacıların diploma örnekleri ve kayıt bilgilerinin devletin elinde bulunduğunu ifade eden Tekiner, “Biz zaten devletin kayıtlı, denetlenmiş ve yetkilendirilmiş eczacılarıyız” dedi.

“BU ARTIK HALK SAĞLIĞI MESELESİ”
Tekiner, yaşanan sorunların yalnızca eczacıların değil, hastaların ve hekimlerin de sürekli dile getirdiği bir gerçek olduğunu söyledi.
Eczacıların kendi aralarındaki mesaj gruplarında sürekli ilaç arandığını belirten Tekiner, “Atılan mesajların büyük kısmı ‘Elinde şu ilaç kalan var mı?’ şeklinde oluyor” dedi. Kronik hastalığı bulunan çocukların ailelerinin dahi ilaç temin etmekte zorlandığını kaydeden Tekiner, yaşanan sorunların artık doğrudan halk sağlığı meselesine dönüştüğünü ifade etti.
Tekiner, tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, ilaç krizine yönelik ortak ve sürdürülebilir bir çalışma yapılması çağrısında bulundu.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu