KıbrısManşetSiyaset

Ne yazılır bilemiyorum

Tarihin en kötü günlerinden geçiyoruz. Ekonominin de, demokrasinin de direnç yitirdiği, zayıflatıldığı ve etkisiz kılındığı günlerden geçiyoruz

Ne denir onu hiç bilemiyorum.

Tarihin en kötü günlerinden geçiyoruz. Ekonominin de, demokrasinin de direnç yitirdiği, zayıflatıldığı ve etkisiz kılındığı günlerden geçiyoruz.

Bir parti genel başkanı düşünün ki seçimle o göreve geldi. Akabinde girdiği ilk seçimde partisini 24 milletvekili ile 1. parti yaptı.

Ve bu kişi şimdi istenmiyor.

Kim veyahut kimler tarafından?

Kendisine oy verip seçenlerle hiçbir sorunu yok. O halde UBP’ye müdahaleyi görev anlayışı haline getiren güçler tarafından istenmiyor. İşin en üzücü yanı şimdilerde bu çok normalmiş gibi kendisi de bu durumu olağan hale getirme çabası içine girdi.

Ne diyor Sucuoğlu; kendisi dışında “2-3, belki 4 kişinin hükümeti kurma konusunda aday olabileceğini söylüyor..

Yani bu açıklamadan anlaşılan o ki 3,4 kişi yarışacak Sucuoğlu’nun demokrasi ile hukuk ile kazandığı bir hakkı elinden almak için. Ve bu normal öyle mi?

UBP’lilerin  seçtiği genel başkan hükümet kurmak için yetkili olmayacak. Ve UBP yetkili organları genel başkanlarının üzerine bir kişiyi daha seçip hükümeti kurması için yetkilendirecek. Nitekim o yetkili organlar bile irade ortaya koyamadan Ünal Üstel üzerinde anlaşmaya varıldı. Hükümeti kurma görevi Ünal Üstel’e verildi. Şimdi bütün bunlar normal öyle mi?

Görünen de o ki en azından şimdilik genel başkan Sucuoğlu olmaya devam edecek.

Baştan sona her şey yanlış, her  şey saçma.

Tarihimiz boyunca hiç bu kadar ciddiyetten yoksun bir dönem yaşamadık..

İlk yanlış UBP’nin genel başkan dışında biri ihtimaline yeşil ışık yakması ile başladı.

Bu UBP için çok büyük bir talihsizlik..

İkinci yanlış ise bu şartlarda Sucuoğlu’nun partinin başında kalmaya devam etmesi olur. Üçüncü yanlış ise bu durumun normalleştirilmeye çalışılması.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu