
Öztabay, “Yürüyemeyecek! Mahkeme koridorlarında dolaşan iddiaya ilişkin ne yazacağımı bilemiyorum. 9 aylık, küçücük bir çocuk… Anne babası omurgasını kırmışlar” ifadelerini kullandı.
Bir insanın savunmasız bir bebeğe nasıl bu kadar ağır bir eziyet verebildiğinin sorgulanması gerektiğini belirten Öztabay, olayın yalnızca bir suç iddiası değil, aynı zamanda ciddi bir vicdan ve toplum meselesi olduğunu vurguladı.
“Çocuklar kendilerini koruyamaz. Konuşamaz, yardım isteyemez, yaşadıklarını anlatamazlar. Onların tek güvencesi yetişkinlerin vicdanı ve devletin koruma mekanizmalarıdır” diyen Öztabay, çocukların güvenliğinin sağlanmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.
Öztabay, “Eğer bir bebek bile güven içinde değilse, ‘güvenli bir toplumuz’ demenin hiçbir anlamı yoktur” dedi.
Çocuğa yönelik şiddetin hiçbir gerekçesinin olamayacağını vurgulayan Öztabay, “Fail kim olursa olsun, gerekçesi ne olursa olsun; çocuğa yönelik şiddetin hiçbir mazereti olamaz. Şiddetin mazereti yok!” ifadelerini kullandı.
Adaletin yalnızca suç işlendikten sonra ceza vermek anlamına gelmediğini belirten Öztabay, çocukları koruyacak mekanizmaların zamanında ve etkin şekilde kurulması gerektiğine dikkat çekti.
Öztabay, açıklamasının sonunda tepkisini, “Çok üzgünüm! Çok kızgınım! Ve artık tahammül edemiyorum!” sözleriyle dile getirdi.




































