
Türk sinemasının “gülen yüzü” olarak gönüllerde taht kuran ve canlandırdığı karakterlerle 7’den 70’e herkesin sevgisini kazanan usta sanatçı Kemal Sunal, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı ve özlemle anılıyor.
Usta sanatçı Kemal Sunal, son filmi “Balalayka”nın çekimleri için gideceği Trabzon uçağında geçirdiği kalp krizi sonucu 3 Temmuz 2000’de hayatını kaybetti.
Tiyatro ile başladığı sanat hayatına 82 film sığdıran Sunal, özellikle “Hababam Sınıfı”ndaki “İnek Şaban” karakteriyle hafızalara kazındı.
Canlandırdığı saf, iyi niyetli ve haksızlıklara karşı duran karakterlerle Türk halkının kahramanı haline geldi ve sinemada kendine özgü bir ekol yarattı.
Hem güldüren hem de düşündüren filmleriyle toplumsal sorunlara ayna tutan Kemal Sunal, vefatının üzerinden geçen yıllara rağmen en çok izlenen oyuncular arasında yer alıyor.
11 Kasım 1944’te İstanbul’da dünyaya gelen Ali Kemal Sunal, sanat hayatına lise yıllarında Vefa Lisesi’nde Felsefe öğretmeni Belkıs Balkır’ın yönlendirmesiyle adım attı. Öğretmeninin kendisini Müşfik Kenter ile tanıştırmasıyla Kenterler Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başladı.
Daha sonra Ulvi Araz, Ayfer Feray ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda sahne alan Sunal, yönetmen Ertem Eğilmez tarafından fark edilerek 1972 yılında “Tatlı Dillim” filmiyle sinemaya geçti. Bu film, onun sinema serüveninin sadece başlangıcıydı.
‘Şaban’ karakteri ile halkın sevgilisi oldu
Kemal Sunal için asıl dönüm noktası, 1974 yapımı “Hababam Sınıfı” filminde canlandırdığı “İnek Şaban” karakteri oldu. Bu rolle birlikte ülke çapında büyük bir üne kavuşan sanatçının adı, adeta “Şaban” ile özdeşleşti.
“Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Tosun Paşa”, “Kapıcılar Kralı”, “Kibar Feyzo” ve “Çöpçüler Kralı” gibi filmlerde canlandırdığı karakterlerle Türk halkının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde genellikle saf, iyi kalpli, dürüst ve adaletsizliğe karşı mücadele eden halk kahramanını canlandırdı.
Oynadığı roller toplumsal bir ayna oldu
Sanatçı, kariyeri boyunca komedi filmlerinin yanı sıra dram türündeki yapımlarda da rol alarak oyunculuktaki çok yönlülüğünü kanıtladı. Canlandırdığı karakterler aracılığıyla gecekondulaşma, hayat pahalılığı ve Almanya’ya işçi göçü gibi toplumsal meselelere mizahi bir dille ayna tuttu.
Kendi deyimiyle “yoklukların yarattığı” bir sanatçı olan Sunal, bir röportajında bu durumu, “İşte o yokluklar Kemal Sunal’ı yarattı” sözleriyle ifade etmişti. Bu samimiyet, onun seyirciyle kurduğu güçlü bağın temelini oluşturdu.
Acı bir vedayla son bulan bir efsane
Uçak korkusuyla bilinen ve hayatı boyunca kara taşıtlarıyla seyahat etmeyi tercih eden Kemal Sunal, 3 Temmuz 2000 tarihinde “Balalayka” filminin çekimleri için Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirdi. 55 yaşında hayata veda eden usta sanatçının ölümü, tüm Türkiye’yi yasa boğdu.
Sanatçının son filmi olan 1999 yapımı “Propaganda”, oğlu Ali Sunal ile birlikte rol aldığı tek yapım olarak sinema tarihindeki yerini aldı. Vefatının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilen Kemal Sunal, geride bıraktığı ölümsüz eserleriyle Türk sinemasının ve halkının kalbinde yaşamaya devam ediyor.






































