EğitimKıbrısManşetSiyasetToplum

Uzun: Tabela üniversitelerine tolerans gösterilmemeli, lisanları iptal edilmeli

Halkın Partisi Eğitim Komitesi Başkanı Duygu Uzun Halkın Partisi’nin bir süre önce kalitesiz eğitim veren ve adeta ikamet izin ofisi olarak çalışarak rant düzeni kurmuş olan tabela üniversiteleri konusunda ciddi saptamalar yaparak eleştiriler ortaya koyduğunu ve bunun için de bu düzenden rant elde edenler tarafından eleştirildiğini ancak bu son yaşanan sahte diploma skandalıyla birlikte aslında bu konuda ne kadar haklı bir noktaya parmak bastıklarının bir kez daha görüldüğünü vurguladı.

HP Eğitim Komitesi Başkanı Uzun açıklamasında “ülkemizdeki yüksek öğretimde önce Gazimağusa’da faaliyet gösteren iki üniversitede ve sonrasında Güzelyurt’ta faaliyet gösteren bir üniversitede gündeme gelen rektör, genel sekreter, öğrenci işleri sorumluları gibi yöneticilerin öğrencilerden para toplanması, zimmete para geçirilmesi, sahte diploma verilmesi ve bir başka üniversitede öğretim üyelerinin sınır dışı edilmesi olaylarını yakından takip etmektedir. Tüm bu yaşananlara bakıldığında tabela üniversitelerine kesinlikle tolerans gösterilmemesi ve bazılarının yüksek öğrenim lisanlarının iptal edilmesi kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
Halkın Partisi Eğitim Komitesi Açıklamasında şu noktalara değinildi:

“Ülkemizde bulunan üniversitelerin kaliteli akademisyenlerle esas amaçlarının nitelikli ve kaliteyi önemseyerek eğitim vermesi, dünya çapında yapacakları araştırmalarla ses getirmesi gerekirken, son yaşananlarla gelinen nokta, nitelikli ve kaliteli eğitim ve araştırmalarını hakkı ile yapan üniversiteleri de zan altında bırakacak şekilde ülkenin yüksek öğreniminin itibarına zarar vermektedir. Halkın Partisi Eğitim Komitesi olarak yaşanan son olaylarla birlikte bir kez daha gündeme gelen bu konular nedeniyle, daha önce Merkez Yürütme Organı üyemiz Ahmet Tokatlıoğlu’nun gündeme getirmiş oldukları gibi, adı yolsuzluklara, kara para aklamaya, insan kaçakçılığına, uyuşturucu ticaretine ve sahte diploma vermeye kadar gelen ‘Tabela Üniversite’lerinin yüksek öğretim izinlerinin sıfır tavizle bir an önce denetlenmesi ve kendine çeki düzen vermeyen, kriterlere uymayanların lisanslarının iptal edilerek hemen kapatılması gerektiğini yeniden vurgulamaktayız.

“MARİFET ÜNİVERSİTE VE ÖĞRENCİ SAYISINI DEĞİL KALİTEYİ ARTIRMAKTIR”
Mevcut yapıda yüksek öğrenimde başarının üniversite sayısı ile doğru orantılı olduğunu düşünmek hayalciliktir. Bu adadaki mevcut potansiyeli, mevcut nitelikli ve kaliteli akademisyen ve fiziksel altyapıyı ve potansiyel öğrenci sayısı ile düşünüldüğü zaman; kontrolsüz ve altyapısını tamamlamadan üniversite izinlerinin verilmesinin, gerekli denetimlerin yapılmamasının ve sayısının artırılmasının bütün üniversiteleri de genel anlamda olumsuz etkilediği görülmektedir. Bu çerçevede, ülkemizde çok nitelikli eğitim veren ve kaliteyi önemseyen, öğrencilerini takip eden, öğrencilerinin derse katılımlarını inceleyen, hatta bunları öğrencilerin aileleri ile de paylaşan üniversiteler yanında, “kendine üniversite diyen” ‘Tabela Üniversite’leri öğrencilere üniversiteye kabul ve öğrenci vizesi verdikleri, bu öğrencilerin okula dahi gitmedikleri, öğrenci kisvesi adı altında gelen bu kişilerin kaçak işçi olarak getirilip çalıştırıldıkları, hatta bazı üniversitelere kayıt yaptıran öğrencilerin Güney Kıbrıs’a kaçak olarak girmeye yani ‘insan kaçakçılığı’ amacı ile ülkeye girişlerinin sağlanmasına aracılık ettikleri bilinmektedir ve Halkın Partisi olarak gündeme getirilmiştir. Bu durumda olan üniversitelerin ve gelen öğrencilerin denetlenmesi ve kurallara uymayanların derhal kapatılması gerekmektedir. Bu durum, üniversiteler arasındaki haksız rekabeti de sağlamaktadır.

Yüksek öğrenimde kalite aynı zamanda kaliteli ve nitelikli öğretim üyeleri ve görevlileriyle mümkündür. Bu açıdan öğretim üyelerinin aldıkları unvanların uluslararası denkliğinin olması ve üniversitelerimizdeki akademisyenlerin dünyadaki kaliteli yüksek öğrenim kuruluşlarında olduğu gibi performans kriterleri temelinde değerlendirilmeleri elzemdir. Bugün kendisine akademisyen diyen ve aldıkları unvanları kötüye kullanarak görev aldıkları üniversitelerde yolsuzlukların yapılmasına olanak sağlayanlar, işlerini laiki ile yapan akademisyenlerin itibarlarının sarsılmasına neden olmaktadırlar. Bu amaçla, görevlerini kötüye kullanan akademisyen olduklarını iddia eden bu kişilerin de en ağır şekilde cezalandırılmaları gerekmektedir. Üniversiteler kaliteli ve nitelikli öğretim üyeleri ve görevlileriyle akademik hayatlarına devam etmek, onlara gerekli özlük haklarını vererek hayatlarını sürdürmek zorunda olduklarının bilinci ile hareket etmelidirler ve bu konudaki denetimin Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) tarafından yapılması ve ciddi yaptırımların olması gerekmektedir.

Bu amaçlarla, ülkemizdeki yükseköğrenimin geleceği için gayrimeşru hükümetten bir beklentimiz olmasa da, bir an önce İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, YÖDAK, Üniversiteler ve Polis Genel Müdürlüğü’nün ortak çalışması ve üniversitelerin kaliteli ve nitelikli eğitim vermeleri için sıkı bir denetim uygulanması derhal yürürlüğe konulmalıdır. Kontrolsüz ve plansız şekilde yeni üniversite açılması yaklaşımından bir an önce vazgeçilmeli ve onun yerine, mevcut üniversitelerimizin kaliteli ve nitelikli öğretim üyeleri ile kapasite ve kalite artırımı yaklaşımına gidilmesi konusunda üniversiteler teşvik edilmeli ve denetlenmelidir.

Ayrıca son yıllarda çeşitli şekillerde gündeme gelen ‘sahte diploma’ verilmesi konusu oldukça önemlidir. Yüksek öğrenimde denetlemeden sorumlu kurum olan YÖDAK bünyesinde de yaşanan sahte diploma konusu nedeni ile YÖDAK yerine, ya önde gelen ve akademik olarak güvenirliliği olan akademisyenlerden oluşturulacak BAĞIMSIZ ve güvenilir bir denetim kurulu ya da uluslararası bu işlerle uğraşan tarafsızlığı bilinen bir kurum tarafından üniversitelerde verilen önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora diplomalarının bir an önce denetlenmesi gerekmektedir. Haksız yere verilen diplomalar, bu diplomalarla alınan unvan ve yükselmeler, bunlara bağlı olarak elde edilen maddi kazançlar ve bu tür diplomaların verilmesine aracılık edenlerin bir an önce tespit edilerek gerekli cezai işlemler başlatılmalıdır.

YÜKSEK ÖĞRENİM HAYATİ ÖNEME SAHİP VE TEK ÇIKIŞ YOLU KALİTEDİR

Halkın Partisi için yüksek öğrenim yani üniversitelerimizin ülkenin kalkınmasında pek çok sektörü dolaylı olarak besleyen, en önemli iki öncü sektörden birisi olarak ciddiyetle ele alınması ve planlama yapılması gereken bir alandır. Üniversitelerimizden mezun olan yabancı öğrencilerin ve velilerinin kaliteli bir eğitim, doğru bir strateji ve uygulama ile ülkemizin gönüllü elçilerine dönüşecekleri, tanıtım açısından önemli katkı yapacakları bir gerçektir. Öte yandan gençlerimizin, gerek mezuniyetleri ertesinde istihdam imkânı bulabilmeleri, gerekse kaliteli bir eğitim alarak hayata atılmaları planlamaya dayalı bir yüksek öğrenim politikasıyla mümkündür. Halkın Partisi Eğitim Komitesi olarak bu tür konulardaki hassasiyetlerimizi ve duruşumuz nettir.

Diğer Haberler