
Artan hayat pahalılığı, Ercan Havalimanı tartışmaları, akaryakıt ve elektrik zamları, Güngör Çöplüğü krizi ve seçim sistemi… Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kanal T’de Ahmet Kaptan’ın Kaptanın Günlüğü programında hükümetin yanlış politikalarını tek tek masaya yatırdı.
Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kanal T ekranlarında yayınlanan “Kaptanın Günlüğü” programında ülkenin acil sorunlarına dikkat çekerek hükümetin yönetim zafiyetini ağır bir dille eleştirdi.
“Bağımsızlık İddiasıyla Çelişki”
Avcıoğlu, hükümet ortakları arasındaki Ercan Havalimanı statüsü tartışmasına değinerek, bir tarafın iç hat statüsüne geçilmesini savunurken Başbakanın uluslararası statünün korunacağını açıkladığını hatırlattı. Üçüncü ortak ise sessizliğini koruyor.
“KKTC’nin ayrı bir devlet olduğu iddiasıyla uluslararası havalimanını başka bir ülkenin iç hattı yapmak temel bir çelişkidir” diyen Avcıoğlu, iç hat statüsünün getireceği riskleri şöyle sıraladı:
Türkiye’deki tavan fiyat uygulamasının benzerinin KKTC’de de gündeme gelebileceği, ancak oluşacak zararın kim tarafından karşılanacağının belirsiz olduğu.
Gümrük ve muhaceret kontrollerinin azalmasıyla yasa dışı giriş, kaçakçılık (insan, para, silah, uyuşturucu) gibi güvenlik tehditlerinin artacağı.
Konunun bilimsel ve teknik yönlerden değil, siyasi saiklerle ve seçim yatırımı olarak gündeme getirildiği.
Avcıoğlu, eski Bakan Tolga Atakan gibi havacılık uzmanlarının uyarılarının dikkate alınmamasını da eleştirdi.
Akaryakıt ve Elektrik Zamları: 13 Haftadır İndirim Yok!
Avcıoğlu, akaryakıt fiyatlarındaki artışı da gündeme getirdi:
“ABD-İran gerginliği sonrası petrol fiyatları yükseldiğinde hemen zam yaptılar. Ama dünya petrol fiyatları %35’in üzerinde düşmesine rağmen 13 haftadır KKTC’de tek bir indirim yapılmadı.”
Hükümetin Fiyat İstikrar Fonu’nu sıfırlayıp vergi oranlarını (özellikle gaz yağında 21 kata varan artış) yükselterek vatandaşı “maliyenin sponsoru” haline getirdiğini vurguladı.
Elektrik tarafında ise 1 Haziran itibarıyla %22 zam yapıldığını, kesintilerin devam ettiğini, iletim hatlarındaki yetersizlikler ve liyakatsiz firmalara verilen ihalesiz bakımların arızaları artırdığını belirtti. “Daha pahalı Eurodizel gaz tribünleri hibe diye getiriliyor, Kalecik 2 bitmeden Kalecik 3 ile pahalı alım devam ediyor” eleştirisini dile getirdi. Yetersiz kapasite nedeniyle Güney Kıbrıs’tan yüksek fiyatlarla elektrik alındığını da kaydetti.
Ekonomik Yıkım: Turizm Çöküyor, Esnaf Bitiyor, Emekliler Gidiyor
Avcıoğlu, akaryakıt ve elektrik zamlarının ulaştırma maliyetlerini ve raftaki ürün fiyatlarını doğrudan artırarak hayat pahalılığını körüklediğini ifade etti. Ekonomik sonuçları şöyle özetledi:
Turizm: Maliyetler nedeniyle Güney Kıbrıs ve diğer Akdeniz ülkeleriyle rekabet edilemez hale gelindi. Otel doluluk oranları %60’lardan %20’lere düştü.
Yabancı Emekliler: Artan giderler nedeniyle Avrupa’dan gelen emekliler ülkeyi terk ediyor.
Eğitim: Öğrenci sayısında azalma ve sahte diploma tartışmaları sektörü olumsuz etkiliyor.
Küçük Esnaf: Asgari ücret zamları cebe girmeden erirken, artan maliyetler nedeniyle iş yerlerini kapatma noktasına geldiler. Büyük yabancı sermaye ile rekabet edemiyorlar.
“Bu bir asgari ücret-hayat pahalılığı kısır döngüsüdür” diyen Avcıoğlu, piyasada denetim yapılmamasını da sertçe eleştirdi.
Güngör Çöplüğü: Milli Servet Zehirli Gaza Dönüştürülüyor
Yıllardır çözülemeyen Güngör Çöplüğü sorununa da değinen Avcıoğlu, AB’nin modern tesisinin vahşi depolama alanına dönüştürüldüğünü belirtti. Metan gazı, patlamalar ve yangınların hava, toprak ve su kirliliğine yol açtığını, insan ve hayvan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
“Çöpten elektrik üretimi projesi hayata geçirilseydi ülkenin yıllık enerji ihtiyacının %4.5-5’i karşılanabilirdi. Ama milli servetimizi zehirli gaz ve kül olarak atmosfere salıyoruz” dedi.
“Masumane Değil”
İki seçimin birlikte yapılmasına karşı çıkan Avcıoğlu, bunun seçim süreçlerini uzatacağını, sandık güvenliğinde zafiyet yaratabileceğini ve siyasi amaç taşıdığını söyledi. Seçim barajının %5’te kalmasını savundu; %10’a çıkarılmasının temsili azaltacağını, Güney Kıbrıs’ın %3.6 barajını örnek gösterdi.
Karma oy sisteminin özellikle yaşlı seçmenler için karmaşık olduğunu, oy kaybına yol açtığını ve partiler arası “işbirliği” ile suistimal edildiğini belirterek, milletvekillerinin kişisel menfaatler için oy paslaşıp koltuklarını koruduğunu ifade etti. Sistemin sadeleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yusuf Avcıoğlu, programda hükümeti “israfa, partizan istihdama son verme, verimliliği artırma, temel girdi maliyetlerini düşürme, yenilenebilir enerjiyi hanelere yaygınlaştırma” çağrılarıyla tamamladı.
Halkın Partisi, bu eleştiriler doğrultusunda liyakat, şeffaflık ve halkın yararına politikalarla erken seçim çağrısını sürdürmekte kararlı. Ülkenin “ganimet kültürü” ve “torpil” düzeninden kurtulması için çözüm odaklı muhalefet çalışmalarına devam ediyor.






































