
Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 9-11 Mayıs tarihleri arasında 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında “Çevre ve iklim medya turlarının” ikincisi Hatay ve İstanbul’da yapılıyor.
Program kapsamında Azerbaycan, Fas, Güney Kore, İngiltere, İspanya, İtalya, Japonya, Karadağ, Kuzey Makedonya, KKTC, Macaristan ve Sırbistan olmak üzere 12 farklı ülkeden 18 basın mensubu yer alıyor.
KKTC’den Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabiri Gülden Hacımevlüt Alyaz’ın da yer aldığı programda, 11 deprem bölgesinde ve Hatay özelinde “verimlilik”, “çevre dostu yapılar”, “sıfır atık”, “akıllı sistem yönetimi” ve “sürdürülebilir yerleşim ilkeleri” bağlamında gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Hatay’da yapılan çalışmaların anlatıldığı “Saha gezisi” ile başlayan programda, basın mensupları daha sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Başkanı Murat Kurum ile bir araya geldi.
Basın mensuplarının soru sorma fırsatı bulduğu görüşmede, Bakan Murat Kurum yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, bazı milletvekilleri, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk de hazır bulundu.
Program, Pazartesi İstanbul Kapalı Dikey Tarım Merkezi’nin tanıtımı ve İstanbul Üniversitesi tarafından gerçekleştirilecek Yeşil Kampüs Festivali’ne katılım ile son bulacak.
-Bakan Murat Kurum: “Bugün şehirlerin asıl güçleri afetlere ne kadar hazır oldukları ile ölçülüyor”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Başkanı Murat Kurum toplantıda yaptığı konuşmada, Hatay’da gerçekleştirilen çalışmalar, şehircilik politikaları ve COP31 vizyonu hakkında bilgi verdi.
Bakan Kurum, artık dünyada şehirlerin büyüklükleri ya da ekonomileri ile konuşulmalarının geride kaldığını işaret ederek, bugün şehirlerin asıl güçlerinin afetlere ne kadar hazır oldukları ve insanlara ne kadar güvenli bir gelecek sundukları ile ölçüldüğünü ifade etti.
Bu açıdan Hatay’ın çok özel bir konumda olduğunu vurgulayan Kurum, 2023 yılında yaşanan deprem sonrasında Hatay’da sadece binaların kurulmadığını aynı zamanda hayatların da yeniden kurulduğunu söyledi.
İklim krizi sürecine dair de konuşan Kurum, yaptıkları bir araştırmayı işaret ederek, iklim krizi hakkında dünya genelinde son iki ayda toplam 39 milyon içerik üretildiğini kaydetti. Bu noktadan çıkışla, iklim krizinin artık yalnızca uzmanların konusu olmadığını söyleyen Kurum, “İklim krizi insanların gündelik hayatına, şehirlerine, ekonomilerine, sularına, geleceklerine ve güvenliklerine dair beklentilerine dokunan çok büyük bir başlık haline geldi” dedi.
Kurum, iklim değişikliği konusunun her kıtada farklı açıdan ele alındığını söyleyerek, “Kuzey Amerika’da iklim daha çok toplumsal, ekonomik ve politik etkiler üzerinden konuşuluyor. Avrupa’da karbon emisyonları, net sıfır hedefleri ve fosil yatırımlar öne çıkıyor. Asya’da enerji dönüşümü, yenilenebilir çevresel çözümler daha güçlü bir yer tutuyor. Afrika’da ve Güney Amerika’da ise gıda, su ve kalkınma tartışılırken Avustralya’da enerjik ve fosil yakıt yatırımları öne çıkıyor.” Şeklinde konuştu.
Kurum, iklim değişikliğinin küresel bir kriz olduğuna vurgu yaparak, ancak her coğrafyanın ihtiyacının, önceliğinin ve çözüm beklentisinin farklı olduğunu dile getirdi.
İnsanların yangın, sel, fırtına, toprak kayması ve benzeri afetleri yaşamaları durumunda İklim meselesinin bir anda soyut bir başlıktan insan yaşamını etkileyen somut bir gerçekliğe dönüştüğünü söyleyen Kurum, bu nedenle Türkiye’nin COP31 yolcuğunda “dirençli şehirler” temasını merkeze aldığını kaydetti.
-“İklim değişimde mücadele sadece bir çevre politikası değil, insan hayatını koruyan bir mesele”
Bakan Murat Kurum, iklim değişiminde mücadelenin artık sadece bir çevre politikası olmadığını ve insan hayatını koruyan bir mesele olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de deprem riskini ve iklim krizini bir arada yaşadıklarını aktaran Kurum, kendilerinin deprem direnci ve iklim değişikliği konularını iki ayrı hedef olarak değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak gördüklerini ve COP31 Dirençli Şehirler etkinliği kapsamında yapılan programların da bu anlayışın bir parçası olduklarını söyledi.
Bu etkinlik çerçevesinde amaçlarının teorik başlıklar altında değil, Şubat 2023’te sahada en acı biçimde tecrübe ettiklerini anlatmak istediklerini belirten Kurum, 11 ilde, 14 milyon insanı etkileyen çok büyük iki deprem geçirdiklerini anımsattı.
-200 bini aşkın mimar, mühendis, işçi ile birlikte aynı anda sahada görev aldı
Deprem süreciyle ilgili bilgi veren Kurum, 200 bini aşkın mimar, mühendis, işçi ile birlikte aynı anda sahada görev aldıklarını ifade etti.
Bakan Kurum, iki yılda 500 bin konutun tamamlandığını ve 81 ilde yeni 500 bin konut projesinin devam ettiğini söyleyerek, Anadolu Çınarı Modeli olarak ifade ettikleri yaklaşımın aslında bu çalışmanın tüm Türkiye geneline taşınması olduğunu kaydetti.
Deprem sonrası yürütülen tüm çalışmaların COP31 dirençli şehirler başlığına örnek olacağına da vurgu yapan Kurum, amaçlarının COP31 sonuçlarını en üst düzeyde uygulamaya dönüştürmek ve uygulamaları tüm insanlıkla paylaşmak olduğunu kaydetti.
Bakan Kurum, Hatay’da tüm ülkelerin katılımıyla bir de deklarasyon imzalandığını da duyurarak, Hatay’da artık üzüntü yerine umudun konuşulduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda Hatay’ın sahip olduğu kültürel yapı hakkında da konuşan Kurum, basın mensuplarına Habib-i Neccar Cami’yi, St. Pierre Kilisesi’ni, İskenderun Sahilini ve Uzun Çarşı’yı dolaşarak, yerel bir lezzet olan künefeyi tatmaları tavsiyesinde bulundu.





































