Avcıoğlu: Yollarda ve evlerde mühendislikten uzak dayatmalarla can güvenliği sağlanamamaz
Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, araçlarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu, kesilen cezalar ve tüplerin fiyatları üzerinden süren tartışmaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, araçlarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu, kesilen cezalar ve tüplerin fiyatları üzerinden süren tartışmaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Avcıoğlu, mevcut düzenlemenin özellikle elektrikli araçlar açısından yetersiz kaldığını savundu; Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın gündeme getirdiği Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Tüzüğü taslağında akülü depolama sistemlerine ilişkin standart ve denetim eksikliğine dikkat çekti.
Avcıoğlu, itfaiye teşkilatının lityum-iyon batarya yangınlarına müdahale için teknik donanım ve meslek içi eğitiminin olup olmadığını da sordu.
Avcıoğlu’nun açıklaması şöyle:
YOLLARDA VE EVLERDE MÜHENDİSLİKTEN UZAK, ÇAĞDIŞI DAYATMALARLA CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANAMAZ!
Son günlerde ülkemizde araçlarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu, kesilen cezalar ve bu tüplerin fahiş fiyatları üzerinden yürüyen, vizyondan ve mühendislik temelinden yoksun bir tartışmaya hep birlikte şahit oluyoruz. Malum zihniyetin tek derdinin, halkın sırtına yeni mali yükler bindirmek ve denetimleri sadece bir ceza kesme mekanizmasına indirgemek olduğu bir kez daha tescillenmiştir.
Kuşkusuz ki geleneksel (benzinli/dizel) araçlarda yaşanabilecek başlangıç yangınlarında bu tüplerin bulundurulması ve doğru kullanımı hâlâ hayati bir önem arz etmektedir.
Ancak bugün yollarımızda sayısı 3000’in üzerine çıkan elektrikli araçlar göz önünde bulundurulduğunda, yasal mevzuatta dayatılan 1-2 kilogramlık kuru kimyevi toz (KKT) tüplerinin “Elektrikli Araçlar” açısından neredeyse hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur!
Mevcut yasal mevzuatımız, çağın teknolojisinin fersah fersah gerisinde kalmıştır. Bagaja koydurduğunuz o 1 kiloluk standart toz tüpleri, bir lityum-iyon batarya yangını karşısında tamamen çaresizdir. NFPA verilerine göre, küresel ölçekte geleneksel yakıtlı araçlardaki yangınlar %49 oranında mekanik arızalar/sızıntılar ve %29 oranında elektriksel kısa devrelerden kaynaklanır ve bu yangınlar yüzeyden müdahaleyle söndürülebilir.
Oysa elektrikli araçlardaki yangınlar, pillerin doğası gereği geleneksel yangınlardan tamamen ayrışır.
Elektrikli araç yangınlarının %70’ten fazla bir kısmı batarya içi mekanik darbeler, aşırı şarj ve termal kaçak adı verilen zincirleme kimyasal reaksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Bu kimyasal reaksiyonlar, oksijensiz ortamda dahi kendi kendini besleyerek yanmaya devam eder.
Sizin zorunlu tuttuğunuz o toz yangın tüpleri, korunaklı zırhlı batarya bloklarının içerisine nüfuz edemediği gibi, 1000°C’nin üzerine çıkan kimyasal ısıyı düşürecek soğutma kapasitesine de sahip değildir. Nitekim bugün dünya genelinde elektrikli araç yangınlarını söndürmek için geleneksel toz yangın tüpleri tamamen terk edilmiştir.
Bataryayı derinlemesine soğutan yüzlerce litre suyla saatlerce müdahale, oksijen transferini kesen özel EV yangın battaniyeleri veya aracı tamamen su dolu konteynerlere batırma gibi ileri seviye taktiklerin yanı sıra; Lityum Piller için özel geliştirilmiş F-500 Kapsülleyici Ajanlar, Sıvı Bazlı Hidrojeller ve Vermikülit Teknolojili Yeni Nesil Kimyasal Söndürücüler kullanılmaktadır.
Çağdaş dünya ülkeleri bu ileri teknolojileri konuşup uygularken, bizde ise vizyonsuz mevzuatlarla halka çağ dışı dayatmalar yapılmaktadır.
Hal böyleyken;
Elektrikli araçlarda bu standart tüpleri bulundurmanın mantığı nedir?
Elektrikli araç sahiplerine gereksiz bu maliyeti yüklemenin sebebi nedir?
Çagın gerçeklerinden kopuk bu yasal mevzuatlar ve uygulamalar ile nereye varacağız?
Yoksa elektrikli araç sahipleri bu yangın tüplerini araçlarında değil, kendi vücutlarına sıkarak mı kullanacaklar?
DENETİMSİZ VE STANDARTSIZ AKÜ ZORUNLULUĞU, YENİ BİR SİSTEMİK RİSK YARATIYOR!
Teknolojiyi çok geriden takip eden ve güvenliği hiçe sayan bu “Ben yaptım oldu” zihniyeti sadece yollarımızla da sınırlı değil.
Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından yangından mal kaçırır gibi gündeme getirilen yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Tüzüğü taslağı, dürüst vatandaşı cezalandırıp kaçak kurulumu teşvik ederken, diğer yandan konutlar dahil yeni güneş enerjisi sistemlerinde dolaylı olarak akü ile depolama zorunluluğu getirmektedir.
Akü ile depolama, şebeke esnekliği için elbette küresel bir trenddir; ancak bu trend, arkasında uluslararası standartlar ve sıkı bir güvenlik kütüphanesiyle yürür. Bakanlığın taslağında ise bu standartların, kurulum ve projelendirme kriterlerinin tek bir satırı dahi yer almamaktadır.
Standardı, denetimi ve yasal çerçevesi belirlenmemiş, ehliyetsiz ellerce kurulacak bu batarya sistemleri, en küçük bir elektriksel hatada evlerimizi, iş yerlerimizi birer saatli bombaya çevirecektir.
İTFAİYE TEŞKİLATINI TEKNOLOJİK ALTYAPISIZLIĞA VE ÇARESİZLİĞE MAHKUM ETTİLER!
Gerek yollardaki 3000’i aşkın elektrikli araç, gerekse kontrolsüz kurulan batarya depolamalı güneş enerjisi sistemleri bizi can alıcı bir soruyla karşı karşıya bırakmaktadır:
İtfaiye Teşkilatımız bu kimyasal batarya yangınlarına müdahale edebilecek teknik donanıma ve meslek içi eğitime sahip hale getirilmiş midir?
Dünya genelinde lityum-iyon batarya yangınları, tonlarca su ile saatlerce süren özel soğutma yöntemleriyle, özel EV yangın battaniyeleriyle veya F-500, AVD, Hidrojel gibi yeni nesil kimyasal söndürme ajanlarıyla kontrol altına alınmaktadır.
İtfaiye personelimizin can güvenliğini riske atmadan bu kimyasal yangınlara müdahale edebilmesi için termal kameralardan özel kıyafetlere, batarya delme aparatlarından bu yeni nesil kimyasal söndürücü köpüklere kadar çok ciddi bir altyapı gerekmektedir.
İtfaiye teşkilatımıza bu kimyasal risklere karşı özel bütçe ve ekipman ayrılmış mıdır?
İtfaiye Personelimize lityum-iyon ve termal kaçak yangınlarına yönelik özel taktik eğitimleri verilmiş midir?
Yollarda veya evlerde çıkacak olası bir batarya yangınında, personelimizi açığa çıkacak zehirli gazlardan ve patlama risklerinden koruyacak ekipman ve protokoller hazır mıdır?
HALKIN CAN GÜVENLİĞİ VİZYONSUZ POLİTİKALARIN DENEME TAHTASI DEĞİLDİR!
Kıbrıs Türk halkının sağlığı, can güvenliği ve adamızın kısıtlı kaynakları, mühendislik tabanından uzak, vizyonsuz politikaların deneme tahtası yapılamaz.
Araçlarda demode yangın tüpü denetimlerine, elektrikli araçları ve evlerdeki kontrolsüz akülü depolama sistemlerini yasal boşluklara ve altyapısızlığa terk etmek tam anlamıyla bir devlet ciddiyetsizliğidir.
Halkın cebine ve canına kasteden bu vizyonsuz, günübirlik politikalara karşı mühendislik aklıyla ve halkımızın haklarını koruma kararlılığıyla mücadele etmeye devam edeceğiz!




































