EğitimKıbrısManşet

Kurallarla imtihan

İçinden geçmekte olduğumuz salgın süreci çok değişkenli, biyolojik, ekonomik, psikolojik, politik, toplumsal olmak üzere çok boyutlu bütünsel bir geçiş süreci oldu ve olmakta

On yedi ayın sonunda, salgınla birlikte başlayan yaşamsal kısıtlamaların, özellikle de uluslararası seyahati imkansız kılmasının ardından, son beş gündür seyahat halindeyim.

Seyahat edebilme olanağının pek çok açıdan memnuniyet verici olmasının yanında, mesleğim gereği çok gözlem yapan, bu gözlemleri analiz eden, üzerinde düşünen ve sorgulayan biri olduğum için, salgın sürecinde seyahat etmek yine çarpıcı gözlemler yapmama aracı oldu. Elbette benim kapsama alanım “çocuklar”, anne-baba çocuklar arasındaki iletişim, çocukların davranışları, çocuklara davranışlar gibi konular olduğundan bu kez “kurallar” konusunu, yetişkin davranışlarını referans alarak inceledim. Geldiğim noktada kendimi, “yetişkinler böyle davrandığında, çocukların kuralları içselleştirmesi nasıl mümkün olabilecek?” sorusunu sorarken buldum.

Çok sevdiğim bir Çin atasözü var. “Refah asla üç nesil boyunca sürmez” der.. Burada anlatılmak istenen, kuşakların gerilemesi gibi bir durumdur. Bu konuyu bir başka yazıda daha ayrıntılı inceleyebiliriz. Benim burada ilişkilendirmek istediğim ve çağrıda bulunmak istediğim yönü, her neslin bir sonrakini daha iyi yetiştirebilme sorumluluğu. Ancak günümüzde işlerin pek de bu yönde yürümediğini görüyoruz.

Örneğin; benden önceki nesil yani beni yetiştiren anne babam ve onların yaşamdaşları, çalışmak, ama öyle böyle değil, gece gündüz, hafta sonu, tatil bilmeden çalışmak, çok yönlü çalışmak, üretmek, tutumlu olmak, koşullar her ne olursa olsun hiç şikayet etmemek, her bir çocuğuna devletin en iyi imkanlarını sunan iyi okullarda okumaları için motivasyon sağlamak, hatta bunu tatlı sert kurallarla uygulamak gibi değerlerle ben ve benim neslimi donatmışlardır. Bizler de Çin atasözünü yeniden hatırlayarak referans alacak olursak, nesilleri ileriye, daha gelişmiş, daha entelektüel, daha derin, daha donanımlı ve becerikli yetiştirmek ile yükümlüyüz.

Yolculuk sırasındaki gözlemlerime döneyim. İçinden geçmekte olduğumuz salgın süreci çok değişkenli, biyolojik, ekonomik, psikolojik, politik, toplumsal olmak üzere çok boyutlu bütünsel bir geçiş süreci oldu ve olmakta. Bu süreçte kurallar, yaşamsal bir önemle karşımıza en çarpıcı görünümüyle çıktı. Diğer bir deyişle, sağlığın korunması yönündeki okuryazarlıkları pekiştirmek, öğrenmek, uygulamak, doğru davranışı yaygınlaştırmak ve korumak yaşamsal beceriler olarak belirginleşti. Seyahatimiz sırasında ise, üst düzeyde tedirgin edecek şekilde çoğu insanın salgınla ilişkili kurallara uymadığını görmek bizi sarstı, düşündürdü ve endişelendirdi. Burada, “çocuk ne yaşıyorsa onu öğrenir” ilkesine değinelim.

Hatta bu bilgiyi biraz daha derinleştirelim ve çocuk neyi deneyimliyorsa, neyi duyumsuyorsa, neyi sorguluyorsa, öğrenme ve kazanım yaşantısı da o ölçüde zenginleşir diyerek geliştirelim. Peki o zaman, nesilleri iyiye, daha nitelikli yaşamlara doğru geliştirecek bilimsel ekolojiyi nasıl oluşturacağız? Gerek yetişkin davranışlarını referans alacakları gerçeğini göz önünde bulundurarak yani uzun lafın kısası doğru davranarak, kurallara uyarak, kuralların ne için olduğu, neden uyulması gerektiği gibi konularda onlarla yüz yüze, göz göze iletişimler kurarak ve ikna ederek, hem de çocuk dostu uygulamalar ile bu yaşantıyı daha pratik daha işlevsel ve kalıcı hale getirmeliyiz.

Örneğin, bundan beş yıl önce Güney Kore’ye seyahat ettiğimizde, Seoul havaalanında çocuklara özel, gerek onların boyları ve beden ölçüleri ile uyumlu boyutlarda, gerekse okuma yazma bilmeyen yaş düzeyleri de düşünülerek görsel okuyuculuklarını uyaracak çekicilikte ve estetikte görsel tasarımlarla oluşturulmuş yönlendirme levhaları ve kuralları anlayabilecekleri uyarıcı levhalar görmüş, çok etkilenmiştik.

Özellikle yaşamın büyüme ve gelişme açısından en kritik yılları olan erken yaşlarda, çocukların deneyimsel öğrenme becerilerine hitap edebilecek zarafet ve estetikle bezenmiş doğru davranışlarımız ve gelişimlerini destekleyici çevre, yönlendirme tabelası örneğinde olduğu gibi geliştiren çevre, nesillerin ileriye yürümeleri için çok anlamlı bir yol haritası olacaktır. Bunu geleceğe borçluyuz.

Diğer Haberler