
Kıbrıs sorununda sıfır temasla geçen 5 yılın ardından BM’nin girişimiyle yeni bir süreç başladı
Cenevre’nin sonucu: Genel Sekreter Özel Temsilci atayacak; taraflar yeni kapı, elektrik üretimi ve mezarlıkların bakımı gibi konularda ilerleme sağlamaya çalışacak
DİYALOG İÇİN ÖDEV
Sonucu merakla beklenen Cenevre’deki 5+1 Kıbrıs Konferansı dün tamamlandı. BM Genel Sekreteri Guterres’in davetiyle bir araya gelen taraflar, bu yılın temmuz ayında yeniden buluşma konusunda uzlaştı. Temmuz sonuna kadar Ada’da çeşitli teknik konular ve iş birlikleri üzerinde çalışılacak. Bu arada BM Genel Sekreteri yeni bir Özel Temsilci atayacak. Genel Sekreter aldığı inisiyatifle, Kıbrıs’ta 2020 yılından bu yana neredeyse sıfır noktasına gerileyen temasın yeniden sağlanması için “teknik” ödevler verdi. Liderler çeşitli konularda ilerleme sağlamak için diyalog içinde olacak.
6 ÇALIŞMA KONUSU
Cenevre’de varılan mutabakata göre Kıbrıslı iki lider, dört yeni sınır kapısının açılması, ara bölgedeki mayınların temizlenmesi, ara bölgede güneş enerjisi üretimi sağlanması, mezarlıkların bakımı, gençlik teknik komitesi kurulması ve iklim değişikliği konusunda iş birliği sağlanması için çalışma kararı aldı. Cumhurbaşkanı Tatar görüşmeden sonra yaptığı açıklamada kendilerinin Haspolat ve Akıncılar’a kapı önerisinde bulunduğunu, Hristodulides’in ise isim vermeden iki kapıdan daha söz ettiğini açıkladı. Tatar, bunların hangi kapılar olduğuna ilişkin sorusunun Hristodulides tarafından yanıtlamadığını da belirtti.
GUTERRES MEMNUN
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konferansın sonuçlarından memnuniyetle söz etti. İleriye doğru bir yol bulmaya çalıştıklarını ifade eden Guterres, her iki tarafın net taahhütte bulunduğunu vurguladı. Guterres, 2017 Crans Montana Zirvesi sonrasında ilk kez olumlu bir ilerlemeden söz edilebileceğine dikkat çekerek, liderlerin diyaloğu sürdürme sözünün önemine işaret etti. Guterres Cenevre mutabakatından “anlamlı bir ilerleme” olarak söz etti. Zirvenin sonucu açıklandıktan sonra çeşitli çevrelerin yaptığı değerlendirmelerde ise ağırlıklı olarak ya çözüm konusunda radikal bir ilerleme sağlanamamasından duyulan hayal kırıklığı dile getirildi ya da diyaloğun başlamış olmasından duyulan memnuniyet öne çıkarıldı.






































