“Özel sektör çalışanlarının geleceğini çalıyorsunuz”
Halkın Partisi (HP) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu'na "Özel Sektör Çalışanlarının Geleceğini Çalıyorsunuz" başlıklı bir mektup yazarak, işçi hakları ve sosyal güvenlik konularında çağrıda ve uyarıda bulunuldu. Özel sektör çalışanlarının yaşadığı sorunlara işaret edildi. Halkın geleceğinin, bakanlığın alacağı kararlarla doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapıldı.

Halkın Partisi (HP) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’na “Özel Sektör Çalışanlarının Geleceğini Çalıyorsunuz” başlıklı bir mektup yazarak, işçi hakları ve sosyal güvenlik konularında çağrıda ve uyarıda bulunuldu. Özel sektör çalışanlarının yaşadığı sorunlara işaret edildi. Halkın geleceğinin, bakanlığın alacağı kararlarla doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapıldı.
HP’den yapılan açıklama şöyle:
“Özel Sektör Çalışanlarının Geleceğini Çalıyorsunuz”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan işçi hakları ve sosyal güvenlik konularında görevlerinizi yerine getirmediğinizi düşünüyoruz. Elbette bu iş bilmezlik, topluma karşı kayıtsızlık ve sorunları görmezden gelme hali ilk seçimde size yerinizi hatırlatacaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde işçiler, çalışırken hayatlarından olabilecekleri bir düzende yaşamaktadırlar. Bu acı olayların sıradanlaşması, bu durumun normalleştirilmesi ve bu normalleşmeye göz yumulması kesinlikle kabul edilemez.
“GECELERİ RAHAT UYUYABİLİYOR MUSUNUZ?”
Düşük standartlarda, güvencesiz, haftanın 6 günü çalıştırılan ancak ay sonunu getiremeyen, kira ödeyemeyen, evine temel gıda ürünlerini dahi sokamayan binlerce vatandaşımız, bakanlığınızın belirleyip daha sonra geri çektiği asgari ücreti beklemek zorunda bırakılmıştır. Bu konuda bir gaileniz var mıdır? Örneğin bir işçinin sırf siz onun yatırımlarının gerçek maaş üzerinden yapılmasını takip etmediğiniz için emekli olamayacağı gerçeği orada dururken geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz?
“İSTİKRAR DEDİĞİNİZ, ÇALIŞANIN GÖRMEZDEN GELİNDİĞİ İSTİKAR MIDIR?”
Çalışma yaşamındaki adaletsizlikleri tespit etmek bir yana, bu konularda herhangi bir açıklama dahi yapmayan siz, parti içindeki politik süreçlere odaklanarak “istikrar” vurgusu yapabildiğinizi görmek bizleri hayrete düşürmüştür. Görüyoruz ki devamını savunduğunuz bu istikrar, işçi sınıfı için güvensizlik, adaletsizlik ve fakirlik üretmektedir. Bu talep ettiğiniz istikrar, işçi sınıfının sürekli ezildiği, görmezden gelindiği bir istikrardır.
“BÜTÜN BUNLARA SEYİRCİ KALMAK BİLİNÇLİ TERCİHİNİZ MİDİR?”
Bu adaletsiz ve ikircikli iş yaşamı iki farklı gerçeklik sunmaktadır. Örneğin; bir özel sektör çalışanının bir yılda çalışarak hak ettiği ödenekli izin günü sayısı, bir kamu çalışanının kullanmak zorunda olduğu izin sayısından daha azdır.
Özel sektör ile kamu arasındaki bu uçurum her geçen gün artmaktadır. Buna seyirci kalmak bilinçli tercihiniz midir? Bir kamu çalışanı haftada 39 saat çalışırken, bir özel sektör çalışanı haftada en az 45 saat çalışmaktadır. Buna cumartesi günlerini, devletin resmi tatillerini ve daha birçok unsuru eklediğimizde tablo daha da ağırlaşmaktadır. Peki sizin bu konudaki düşünceniz nedir?
Bu ülkenin özel sektör çalışanları daha çok çalışıp daha az kazanmaya devam mı etsin?
Özel sektör çalışanları çok çalışıp emekli dahi olamayacakları bir geleceğe boyun mu eğsin?
Bu mektup, bir çağrı ve uyarı niteliğindedir. Halkımızın geleceği, bakanlığınızın alacağı kararlarla doğrudan bağlantılıdır. Sorunların çözümü için derhal harekete geçin. Bu sizin görevinizdir.






































