
Halkın Partisi MYK Üyesi ve Girne Milletvekili Adayı Yusuf Avcıoğlu, yapay zeka çağında enerjinin belirleyici rolüne dikkat çekti.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayanan Avcıoğlu, dünyadaki veri merkezlerinin 2024 yılında 415 TWh elektrik tükettiğini, bu rakamın 2030’a kadar iki katından fazla artarak 945 TWh’e ulaşmasının beklendiğini belirtti. Avcıoğlu, bunun Japonya’nın bugünkü yıllık elektrik tüketiminden daha fazla olduğunu, artışın en büyük itici gücünün ise yapay zeka olduğunu vurguladı. Yapay zekaya özel veri merkezlerinin elektrik talebinin 2030’a kadar dört katından fazla artacağını kaydetti.
“Önce vatandaşa kesintisiz elektrik”
Küresel teknoloji şirketlerinin yatırım yeri seçerken öncelikle kesintisiz ve güvenilir enerjiye baktığını ifade eden Avcıoğlu, ülkenin bugün enerjide uzun vadeli planlama eksikliği, sık kesintiler, doğrudan ihalesiz yakıt alımları ve bacalardan yükselen kara dumanlarla mücadele ettiğini söyledi.
Avcıoğlu, “Yapay zeka yatırımlarını adaya çekmeyi konuşabilmemiz için önce vatandaşımıza kesintisiz ve kaliteli elektrik sağlamamız gerekiyor. Çözüm, gündelik onarımlarla idare etmek değil; enerji politikamızı uzun vadeli bir vizyonla yeniden kurmaktır” dedi.
Doğalgaz, akıllı şebeke ve güneş
Enerjide yol haritasının ilk adımı olarak mevcut verimsiz ünitelerin doğalgazla çalışan yüksek verimli kombine çevrim santralleriyle değiştirilmesini öneren Avcıoğlu, adanın en büyük doğal zenginliği olan güneş enerjisinin de yapay zeka destekli akıllı şebekeler ve batarya depolama sistemleriyle ana şebekeye entegre edilmesi gerektiğini söyledi. Avcıoğlu, enerjinin akıllı sistemlerle anlık yönetilmesiyle hem kayıpların hem de kesintilerin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtti.
“Enerji ayrılığın değil, ortak refahın aracı olabilir”
Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinin birbirini kilitlediğine dikkat çeken Avcıoğlu, Türkiye–KKTC denizaltı enterkonnekte kablo projesinin Güney Kıbrıs’ın onayı olmadan Avrupa elektrik şebekesi ENTSO-E sürecinde ilerleyemediğini, Güney Kıbrıs’ı Yunanistan üzerinden Avrupa’ya bağlayacak Great Sea Interconnector projesinin Türkiye–Libya deniz yetki alanları anlaşması gerekçesiyle ertelendiğini, EastMed doğalgaz boru hattının ise bölgesel gerilimler nedeniyle askıda kaldığını hatırlattı.
Avcıoğlu, “Sonuç: Adanın iki tarafı da enerji izolasyonundan kurtulamıyor. Bu kısır döngüyü kırmanın yolu restleşme değil, karşılıklı yumuşama ve ortak çıkarlara dayalı bir kazan-kazan stratejisidir. Kuzey Kıbrıs, Türkiye ve Güney Kıbrıs proje bazlı ortaklıklar kurabildiği gün, Kıbrıs; Avrupa, Anadolu ve Orta Doğu arasında gerçek bir enerji ve veri koridoruna dönüşür. Enerji, bu adada ayrılığın değil, ortak refahın aracı olabilir” ifadelerini kullandı.
Tayvan örneği
Tanınmama sorununun teknolojik gelişmenin önünde mutlak bir engel olmadığını savunan Avcıoğlu, BM üyesi olmayan ve yalnızca 12 ülke tarafından resmen tanınan Tayvan’ın bugün dünyadaki en gelişmiş çiplerin yüzde 90’ından fazlasını ürettiğini hatırlattı. Tayvan’ın bu konuma eğitime, mühendisliğe ve teknolojiye yaptığı uzun soluklu yatırımlarla ulaştığını belirten Avcıoğlu, “Elbette KKTC, Tayvan değil. Ancak ölçek farklı olsa da ilke aynı: Kendi güçlü yanlarımıza odaklanarak bölgede vazgeçilmez bir değer yaratmak” dedi.
Avcıoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın güçlü yanlarını Avrupa’nın en yüksek güneşlenme sürelerinden birine sahip olması, Avrupa, Anadolu ve Orta Doğu’nun kesişimindeki stratejik konumu ve genç, eğitimli nüfusu olarak sıraladı. “Bizi güçlü kılacak olan restleşme değil; üretkenlik, güvenilirlik ve diyalogdur” diyen Avcıoğlu, enerji ve dijital altyapısını doğru planlayan bir Kuzey Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de herkesin birlikte çalışmak isteyeceği bir ortak haline gelebileceğini kaydetti.
Sıradaki yazı: Dijital Fikri Mülkiyet Teşvik Yasası
Avcıoğlu, yazı dizisinin bir sonraki bölümünde, yatırımlar için gerekli yasal ve finansal çerçeveyi ele alacağını açıkladı. Güney Kıbrıs’ın yaklaşık yüzde 3 efektif vergi oranı sunan “IP Box” teşvik rejimiyle küresel yazılım şirketleri için bir merkez haline geldiğini hatırlatan Avcıoğlu, Kuzey Kıbrıs’ı teknoloji girişimleri için cazip kılacak “Dijital Fikri Mülkiyet Teşvik Yasası” ve “Dijital Finansal Sandbox” modelini paylaşacağını belirtti.








































